Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yeni Yayın

HEATED RIVALRY hakkında konuşuyoruz!

Son zamanların ortalığı kasıp kavuran dizisi HEATED RIVALRY dizisini izlemeyen izlemese de duymayan duymasa da görmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum kaldıysa da ekran süresi düşüktür herhalde :) İzlediğim en güzel Bl dramalarından biri oldu hatta ilk üçe girer benim için.  Dizinin konusuna kısaca değinecek olursam birbirine delice rakip ve sevmeyen - öyle zannedilen- :) iki buz hokeyi oyuncumuzun aralarında yaşanan sıcak temaslar -baya sıcak ama- ve rekabete değiniyor:) Dizinin neden bu kadar çok viral olup sevildiğine dair ise birçok kişinin açıklamaları var buna oyuncuları da dahil. Bense bunun en büyük etkeninin dizinin bu kadar basit ama tüm çıplaklığı ve gerçekliğiyle seyircinin önünde yaşanmasına bağlıyorum. Diziye birçok kişi erkek karakterler arasında yaşanan bir ilişki olarak bakmıyorlar aslında çünkü bu doğası gereği anormal bir şey olarak görülmüyor en azından dünyada:) yani her izleyenin kendinden bir parça bulduğu, imkansızlığı, kavuşulabilen veya kavuşulamayan ya da o...

Takip Edenler (Mavi renkli izle butonuna tıklayarak takip edebilirsiniz)

Reklam

HEATED RIVALRY hakkında konuşuyoruz!

Son zamanların ortalığı kasıp kavuran dizisi HEATED RIVALRY dizisini izlemeyen izlemese de duymayan duymasa da görmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum kaldıysa da ekran süresi düşüktür herhalde :) İzlediğim en güzel Bl dramalarından biri oldu hatta ilk üçe girer benim için.  Dizinin konusuna kısaca değinecek olursam birbirine delice rakip ve sevmeyen - öyle zannedilen- :) iki buz hokeyi oyuncumuzun aralarında yaşanan sıcak temaslar -baya sıcak ama- ve rekabete değiniyor:) Dizinin neden bu kadar çok viral olup sevildiğine dair ise birçok kişinin açıklamaları var buna oyuncuları da dahil. Bense bunun en büyük etkeninin dizinin bu kadar basit ama tüm çıplaklığı ve gerçekliğiyle seyircinin önünde yaşanmasına bağlıyorum. Diziye birçok kişi erkek karakterler arasında yaşanan bir ilişki olarak bakmıyorlar aslında çünkü bu doğası gereği anormal bir şey olarak görülmüyor en azından dünyada:) yani her izleyenin kendinden bir parça bulduğu, imkansızlığı, kavuşulabilen veya kavuşulamayan ya da o...

SANA İYİ GELMEYENİ BIRAKMAMAK

 Düşünüyorum da neden bazen bizler bir girdabın içinde sürekli dolanıp duruyoruz. Neden bizlere iyi gelmeyen şeylerle yaşamaya diretiyoruz kendimizi. Kazancımız ne belki de bunca kayıp varken... Batmak üzere veya batan bir gemideyiz. Gemi suların sığlarına doğru gidiyor ama sırf o gemide yaşadık, anılarımız var ve emek verdik diye gemiyi bırakamıyoruz. Oysa ki gemi battı ve sen içinde batanla birlikte onu bırakman gerektiğinin farkında olarak ayrılmıyorsun ondan.  Evet konunun gemiyle ve batmasıyla bir alakası yok. Konu sensin konu benim. Konu bizim vazgeçmediklerimiz, alışkanlıklarımız, kendimizi belki de hiçe sayarak önümüze koyduklarımız ve kaybolduklarımız. Kendimden yola çıkarakta bu yazıda kısaca buna değinmek istiyorum. Çok seviyorum, çok değer veriyorum ve evet çok EMEK verdim. ama sonuç bana iyi gelmiyor ve başka bir sonuç bırakamıyorum. Farkında mısın iki türlüsü de sadece bana zarar veriyor. Acı olan da bu farkında olmak.  Bazen farkında olmak olan şeyden daha ...

YALNIZ BAŞIMA İYİLEŞMEYİ BİLMELİYİM

  Birkaç yıl öncesinde tek başına yaşamayı, sinemaya gitmeyi hatta bir yerde oturup yemek yiyip çay içeceksin deseler çok korkar hatta üzülürdüm. Aklıma bile getirmek istemez çevremi, kafamdaki sesleri başka insanlarla beraber olarak susturmaya çalışırdım. Hayatımda hiçbir zaman yalnız olmamıştım ki. Nerden bileyim o zamanlar yalnızlığı. Lisede, üniversitede, dışarıda hatta kaldığım yurtta. Hep yanımda istediğim veya istemediğim birileri olmuştur. Tanımadığım kalabalıklara karışmışımdır. Diyorum ya korkuyorum yalnız kalmaktan, kendi başıma bir şeyler yapmaktan. Hayal bile etmek istemedim. 4-5 Farklı arkadaş gruplarım, hep o tatlı, güler yüzlü ve sevecen kişi olup insanlarla iletişim kuran sosyal biriydim ben. ŞİMDİ... 24 yaşındayım. Yalnızım. Tek başıma yaşamayı öğrenmek zorunda kaldım. Tek başıma sinemaya gitmeyi, yemek yemeyi, bir kahve içmeyi, alışveriş yapmayı öğrendim. :) Ama bir gün deselerdi ki tek başına iyileşmeyi bilmeli ve öğrenmelisin. Bu mümkün değil yanımda her zaman ...

KAFAMDAKİ SESLERİ SUSTURAMIYORUM

Bazen tek başımayken sessizlik içinde kendi gürültüme bile katlanamıyorum ve içimdeki, zihnimdeki o sesler yük olmakla beraber beni yiyor ve bitiriyor.  Kendi kendimle konuşuyorum en başta, kendimle arkadaşlık bağı kurmaya çalışıyorum. Kendime anlatıp kendim cevaplıyorum bazı soruları. Soruların muhattabı ben miyim sanırım değilim. Peki neden cevaplayan ben oluyorum. Çünkü belirsizliği yitirmeye ihtiyacım var. Soru işaretlerinin gitmesi için muhattabı olacak kişiyle sorular ve şüpheler daha da çok artıyor gibi. Cevap aramaya ve bulmaya çalıştıkça ilginç ve komik olanı soruların daha da gürültü şeklinde kafamın içinde beni iyice bastırmaya başlaması...  KENDİMİ SORULARLA BOĞUŞURKEN BULUYORUM ADETA. ama sonra fark ediyorum ki her soru benim düşmanım, duygularımın zihinsel boyutu. Öfkem, kırgınlığım, şüphelerim, kinim, affedemeyişlerim, sineye çekemeyişlerim ve çırpınışlarım. Duygularımı zihinsel boyutta sorguya çekiyorum meğersem.  Bazen en üzücü olan da bunun farkında olup...

GEÇMİŞTE BIRAKTIĞIN İLİŞKİLERE SIMSIKI SARILMAK

 Herkese merhaba:) bugün belli bir aradan sonra tekrar içimde oluşan bir özlem ve yeniden yazma hasretiyle biraz kırıcı ama yüzleştirici bir konuyla misafir olarak geldim. Geçmişteki insanlara, geçmişte kurduğumuz bağlara sıkı sıkıya sarılmak ve onlara kopamazmışcasına bağlanmak... Neden böyle veya böyle mi olacak diye düşündüğünüz oldu mu hiç. Ardımızda bıraktığımız onca insan var ama birini ya da birilerini koparıp atabilmek ne mümkün. Başkalarını bu kadar kolay unutmuş veya anılarda bırakmışken birilerini anılarda olsa dahi içimizde şu an yaşatmak neden ? Bunun en büyük nedeni Zeigarnik etkisi dediğimiz etki. Zeigarnik etkisi psikolojide bitirilmemiş ve tamamlanmamış işlerin insan üzerinde oluşturduğu duygusal ve zihinsel anlamda kullanılan bir yük aslında. özellikle duygusal ilişkilerde kendini gösteren bu etki insanlar için aşılamaz gibi gelsede süreçte doğru bir yaklaşımla azalmaya başlayan ve etkisini yitiren bir durumdur. Gelin bunu biraz daha somutlaştıralım; Şu an aklınız...

GELİN SOHBET EDELİM #1

Selam nabersiniz? umarım iyisinizdir ben iyiyim idare ediyorum diyeyim daha doğrusu. Canım çok sıkıldı ve sohbet yazısı oluşturayım dedim. Hatta bunu ilk yazı şeklinde başlatıp belirli bir sırayla bazı günlerde -CANIM İSTEDİĞİNDE YANİ- #gelinsohbetedelim başlığı altında içimi de dökerek belki de yazıyı okuyup kendini açmak isteyenleri de dinleyerek sohbet etmiş olacağım. Çok uzun olmayacak zaten kısa ve öz:)       Sohbet #1 Giriş faslını da yaptıktan sonra bahsedeyim biraz şu aralar neler yapıyorum. İlk olarak mezun olduğumu belirtmek isterim. Pdr ' yi bitirdim ve artık 4 yıllık üniversite hayatımı tamamlamış oldum. Kepimi de attım rahatladım açıkçası:)))) Tabii biraz burukluk da var içimde artık öğrenci olmamak, sevdiğin insanlardan uzağa gitmek. Mersin'de üniversiteyi okuduğum için ve çoğu sevdiğim arkadaşlarımla da başka şehirlerde yaşadığım için ayrı kaldık tabii. Telefondan iletişimdeyiz sürekli ama yüz yüze olduğu keyfini vermiyor hak verirsiniz ki. Bu açıdan biraz ...

Bazı insanların samimiyetine zerre inanılmıyor

 Son zamanlarda çokça sorguladığım bir konu, samimiyet! kimde var kimde yok gerçi somut bir şey değil ama insanlarla iletişim kura kura artık hızlı bir şekilde duygu düzeyinde geçen bir şey oldu. İşin garip tarafı artık samimi insanların da samimiyetini sorguluyorum. Sırf travma yaşatan samimiyetsiz insanlar yüzüne güzel insanların da bu noktada sorgulamasını yapmak bazen vicdani rahatsızlık hissettirmiyor değil. Bazı anlarda en yakınımdaki insanların hatta ailemin bile bana karşı samimiyetini sorguladığım zamanlar oluyor. Acaba diyorum bir çıkar için mi bu insanlar yanımda acaba benden bir şey bekliyorlar mı vs. düşünmeden edemiyorum ama sonrasında kendi kendime bu düşünceyi daha olumlu ve sağlıklı bir düşünceye dönüştürmeye çalışıyorum. Ah bu düşünceler gerçekten akılcı olmayanı bazen yiyip bitiriyor insanı. Hele ki çok düşünen biriyseniz. Ben öyleyim çok düşünürüm her şeyi çok düşünürüm. Eskiden de böyleydim ama bir ara ne güzel bırakmıştım fakat son iki aydır çok fazla düşünüyo...

HİÇBİR ŞEYE YETİŞEMİYORUM ! Sürekli Uyuyorum.

 Son zamanlarda çok fazla düşündüğüm konulardan biri. Her şeye nasıl yetişeceğim ya da nasıl yetişebilirim. Ne kadar düşünsem de işin içinden çok fazla çıkamıyorum.  Kpss, okul dersleri, hayat koşturması, staj, okumalar, danışma vs vs. o kadar çok şey var ki bunları yapacak enerjim hiç yok. Birini yapsam biri darılıyor hiçbirini yapmasam ben sıkılıyorum. yemin edebilirim sadece sıkıldığım için bir şeyler yapıyorum. Sadece odak noktam diğerlerine nazaran kpss çalışmaya yönelik o da yeterli düzeyde mi hiç emin değilim.  Bazen hiçbir şey yapmak istemiyorum hatta çoğu zaman öyleyim son dönemlerde. Nedenini gerçekten bilmiyorum. Aslında biliyor gibiyim ama bilmiyorum:)  birde kendimde bir şey keşfetmek üzereyim sanırım bende hiperaktivite var. Ders çalışırken ellerim ayaklarım Max 3-5 dakika sonra oynamaya başlıyor sdfghj bu durumda aklıma başka bir şey gelmedi ve kendime teşhis koydum sıfır araç gereçle gerçi gözlem de bir araç neyse. Onun dışında kitap okumayı çok seviy...

KOŞULSUZ SEVGİ VE SAYGI NASIL MI YOK EDİLİR!

 Ne kadar güzel bir ifade öyle değil mi? KOŞULSUZ KABUL VE KOŞULSUZ SAYGI... Az kelimeler ama ne çok şey anlatıp hissettiriyor insana.  Burda teorik terimlere hiç girmeyeceğim eskiden olsa teoriğin teoriğine girer öğretmen gibi açıklardım bir şeyleri ama kelimeler çok açık ve net aslında.  Şu dönemde bu dönemde değil her dönemde insanlarda olması gereken en önemli nitelikler. Ki bencesi sencesi yok böyle bir durumun meli malısı var. İnsan yargılanmadığı, eleştirilere zalimce maruz kalmadığı, onu anlayan, dinleyen, destek olan, yanında olunca kendisi olabildiği, aklında şüphelerin olmadığı kimselere ihtiyaç duyuyor. Kim duymaz ki? Dün en yakınım diye nitelendirdiğim 2 yakın arkadaşım tarafından resmen içlerinde beni kabullenmediklerini ya da kabullenirken zorlandığını söyledikleri ifadelere maruz kaldım. HAYATIMIN EN KÖTÜ DÖNEMİNDEYİM her anlamda. Böyle zamanlarda insan daha çok yanında olacak birini arıyor ama onlar bu noktada beni itmek için konuştular ve inanın o kadar ...

KİMSEYE ANLATMADIĞIM KONULARI KONUŞALIM/ SOHBET

Selamlar, bilmiyorum ne kadar oldu ama uzun bir ara olduğunun farkındayım. Canım o kadar sıkıldı ki biraz sohbet etmeye ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Şimdi sizlerden istediğim şu aslında ki GERÇEK ANLAMDA İSTİYORUM BUNU. Ben kendimden biraz bahsedeceğim, neler yapıyorum ya da yaptım, nasıl hissediyorum, ne düşünüyorum, kendime göre kirli çamaşırlarımla beraber :) ki işin bence en keyifli yanı da bu olcak biraz malzemeli olsun, kendimi anlatacağım. Sizler de yorumlara kendinizle ilgili şeylerden kısa ya da uzun fark etmez bahsedeceksiniz ya da etseniz çok daha iyi olur. İsterseniz bir derdinizi anlatın isterseniz soru sorun ne geliyorsa içinizden. Hazırsak ben kendim başlıyorum.                                               ilk olarak neler düşünüyorum. Açıkçası düşündüğüm çok şey var ya. Hangi birinden başlasam bilemiyorum. Ama ilk olarak biraz eğitimden gireyim....

GÖNÜL || FİLM YORUMU

  Gönül  SELAM :) Bugün geçenlerde izlemiş olduğum Gönül filmi hakkında konuşmaya geldim. Başrollerinde Erkan Koçak Köstendil, Hazar Egüçlü, Şevval Sam gibi birçok usta ve ünlü ismin yer aldığı film izlemiş olduğum en garip duyguları hissettiren filmlerden biriydi. Duygumu film esnasında ve sonrasında olsun anlamlandırmaya çok çalıştım ama yine de yeterli olmadı. Hatta arkadaşımla beraber izlediğimiz için onunla da filmden sonra bir tartışma yaptık fakat sadece duygularımın biraz tuhaf olduğunu ifade edebildim.  Film böyle bozkIr yaşamını anlatan bir film. Muhtemelen doğu illerinden birinde geçen bir film. Konusundan bahsedeyim hemen. Başrolde bir kızımız var. Bu kızın akıl sağlığı çok yerinde değil ve ailesi bunu evlendirmek istiyor fakat kız hiçbir şey anlamadığı için bu evliliğe karşı koyamıyor çünkü izlerken göreceksiniz ki küçük bir çocuk gibi aslında. :( (Her ne kadar genç yetişkin bir kız olsa da) Fakat evleneceği gün düğününde başka bir adama karşı bir şeyler his...

42 DİLE ÇEVRİLEN VE ULUSLARARASI ÇOKSATAN KİTAP / GECE YARISI KÜTÜPHANESİ

Selam. Gece Yarısı Kütüphanesi  Bir kitap yorumu ile yine burdayım. Sanırım burası benim kafayı dağıttığım ya da topladığım, içimi döktüğüm, canımın istediğinde doğaçlama uğradığım bir yer oldu artık. Eskisi gibi düzenli yazılar girmek haliyle benim için yorucu ve zor. Gerek yazı konusu gerek sosyal yaşam gerekse eğitim hayatı bazen de tembelliğimden burayı dopdolu bir şekilde kullanmak ne yazık ki benim için çok zor ama işin şu tarafından da bakıyorum en azından hiç yazmamamdan daha iyidir diye. Hem girip blog yazıları hala okuyorum, yazılarımın okunma oranına hala bakıyorum sadece yazı yazmaya çok vaktim olmuyor. Neyse çok fazla konuştum ben yine bugün kü konumuza geçelim. Kitabımız "Gece Yarısı Kütüphanesi" . Bu kitabı neredeyse bir yıldır falan okumak istiyordum. Geçen haftalarda okudum ve bitirdim. Beklentim inanılmaz yüksekti ki kitap bu beklentimi fazlasıyla karşıladı.  Kitabımızın ana karakteri Nora Seed. Nora son derece melankolik, yalnız olduğunu düşünen ve yaşamın...

TÜKENMİŞLİK SENDROMU

 Herkese merhaba. Yeniden hoş geldiniz ya da ilk defa blog yayınımı okuyan varsa sizler de hoş geldiniz. Bugün tükenmişlik sendromundan bahsedeceğim.  Hepimizin zaman zaman içinde hakim olan psikolojik durumlardan birisi tükenmişlik sendromu. Adının hakkını veren bir duygu diyebilirim. Zaman zaman kendimizi yetersiz hissettiğimiz, amacımızın bu dünya üzerinde ne olduğunu sorguladığımız, yaşamın temposundan ya da apır ilerlemesinden yorulduğumuz, varoluşsal sancılar çektiğimiz, başarısız hissettiğimiz, kendimize ve insanlara karşı yetemediğimiz, ne kadar çabalasak da kendimizi bir türlü nirvanada  hissetmediğimiz ve tüm bunlar yaşanırken çevrsel faktörlerin de etkisiyle dış yaşama olan verimliliğin azamalması gibi birçok durumdan ötürü kendimizi tükenmiş hissedebiliyoruz. Bu yazıda sizlere şunları yapmalısınız ya da bunları yapmamalısınız gibisinden nutuklar çekmeyeceğim. Böyle bir duyguya her insan gibi bazen ben de girebiliyorum ve ben bu durumda ne yapıyorum kısaca bunl...

TÜRKİYE'DE YASAKLANAN KİTAP!

  Kalp Çarpıntısı 💛 Herkese selam! Uzun bir aradan sonra yeni bir yazıyla geldim. Buralarda yoktum ve yokluğunu hissettim mi başlarda çok kez ama sonradan insanoğlu bu her şeye alıştığı gibi buna da alışıyor sanırım. Dile kolay en son ki yazımı 8-9 ay önce falan paylaşmışım. Niye bu kadar uzun bir süre nadasa bıraktım sanırım kitap sayfasıyla ilgilendiğim için. Galiba benim bir işten verim alabilmem için sadece ona yoğunlaşmam lazımmış birden fazla şeyi bir arada rahat ve etkin kullanamıyorum onu da görmüş oldum. Bakın bundan da kendimi tanımış ve bir şey çıkarmış oldum. :))) Neyse biraz hal hatır sorarak başlayayım. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben iyiyim ya da iyi olmaya çalışıyorum diyeyim. Ama genele vurursam ortalama. :)  Bugün konumuz kitaplarla ilgili. Uzun zaman önce daha doğrusu bundan birkaç ay önce Türkiye'de Yabancı Yayınlarından "Kalp Çarpıntısı" isimli bir çizgi roman, kitap ve serisi çıkmaya başladı. Belki görmüş ya da duymuşsunuzdur. Bu olayın üstünde...

BEN KİRKE | KİTAP YORUMU

 Herkese merhaba. Yine çok ama çok güzel bir kitap yorumu ile geldim. O zaman hemen yoruma geçelim.  "Hayat, dokuma tezgahı gibi basit bir şey değil. Dokunduğun şeyi bir çekişte sökemiyorsun." #alıntı   Kitaba Puanım:  ☀️10/10☀️ Kitap Hakkındaki Yorumum Ben Kirke Herkese merhaba. Uzun zamandır okuyor olduğum Ben Kirke kitabının yorumuyla geldim. Ben Kirke kitabı o kadar ama o kadar güzel bir kitaptı ki hem hiç bitmesin hem de hemen bitsin de olayları daha hızlı öğreneyim dediğim muhteşem ötesi bir kitaptı. 🖤 Kirke, doğduktan sonra dış görünüşünden ötürü ailesinin sevmediği bir kız çocuğu. Ne kardeşleri ne de anne ve babası Kirkeden çok fazla hoşlanmamaktadır. Kendisi çok güçlü ve özel yetenekleri olan bir ailenin kızıdır. Kirke'nin zorlu yaşam mücadelesi başta ailesi ile başlamış ve çevresiyle bu mücadele daha da üst boyutlara ulaşmıştır. Fakat kendisi bu durumu kabul etmiş ve bu şekilde yaşamayı öğrenmiştir. Zamanla bu duruma daha da alışır hale gelmiştir. Daha son...

GERGEDAN BÜYÜK KÜFÜR KİTABI | KİTAP YORUMU 😱

Herkese merhaba. Yeni bir kitap yorumu yazısı ile geldim. Bugünkü kitabımız başlıktan da gördüğünüz üzere Mine Söğüt'ün Gergedan isimli kitabı. Kitap yorumu ve resim yine bana aittir ve aşağıda linkini bıraktığım bookstagram hesabımdan da yorumlara ve kitap resimlerine ulaşabilirsiniz. O zaman hemen kitap yorumumuza geçelim. https://www.instagram.com/alihanslibrary Gergedan | Büyük Küfür Kitabı GERGEDAN | Büyük Küfür Kitabı "Korkularım yüzünden hayallerimden vazgeçmem. Korkularla eğitilmeye boyun eğemem." #alıntı Kitaba Puanım: 9/10 🍃 Kitap Yazarı: Mine Söğüt Kitap Yorumu Mine Söğüt'ün Gergedan isimli kitabı öykü türünde bir eser. Gerçekleri o kadar güzel ve farklı bir bakış açısıyla ele alan bir yazar kendisi. Kalemi çok kuvvetli ve aslında ağır da bir üsluba ve anlatıma sahip bir yazar. Bu kitabında ülkemizde olan gerçekleri kendisi olduğu gibi ve o kadar güzel bir şekilde betimleyerek ve benzeterek anlatmış ki merakla ve hayretle okudum. 😱 Her bir sayfayı okurken...

ŞEKER PORTAKALI 🍊 | KİTAP YORUMU

 Herkese merhaba. Bugün herkesin çok sevdiği ve okuduğu okumayanların da merak ettiği kitap olan Şeker Portakalı kitabının yorumu ile geldim. Sanırsam sitedeki ilk kitap yorumu yazısı olacak. O yüzden de hemen konuya girelim. Ayrıca burada yazan yorumların hepsi kendi yorumlarım ve kitap çekimleri de kendi çekimlerim olup bana aittir.  Bu yorum da dahil olmak üzere tüm kitap yorumlarımın ve çekimlerimin hepsine aşağıya linkini bıraktığım instagram hesabından da ulaşabilirsiniz. Bookstagram hesabımdaki işleyiş ile buradaki işleyişte aynı olacak. Zaten aynı yorum ve aynı kitap çekimleri ile burada da yayınlayacağım ve ister oradan ister blog sayfasından okuyabilirsiniz. Şimdiden keyifli okumalar. :) https://www.instagram.com/alihanslibrary Şeker Portakalı ŞEKER PORTAKALI 🍊 "Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana bile dönme isteğini söndüren bir şey."...

SEN HİÇ ATEŞ BÖCEĞİ GÖRDÜN MÜ? | FİLM ANALİZİ

  "SEN HİÇ ATEŞ BÖCEĞİ GÖRDÜN MÜ?" Herkese merhaba. Yeni bir blog yazısına hoş geldiniz. Bugün  film analizi yazısı ile geldim. Dün izledim ve film inanılmaz güzeldi. Başlıktan da gördüğünüz üzere filmin ismi Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? Çok fazla giriş faslını uzatmadan film analizimize başlayalım. Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? Film orijinal Netflix yapımı bir film. Başrollerinde Ecem Erkek, Engin Alkan, Devrim Yakut, Ushan Çakır, Merve Dizdar ve birçok usta ve önemli oyuncudan oluşan bir kadroya sahip. Film dram türüne ait bir filmdir. 1 saat 54 dakikalık bir izlenme süresinden oluşmaktadır. Film Yılmaz Erdoğan yapımı bir filmdir. Bazı oyuncular da BKM oyuncusu olmakla birlikte zengin bir oyuncu kadrosuna sahip. Filmin konusu; ailesiyle birlikte yaşadığı çevreye uyum sağlamak için çabalayan, üstün zekalı ve eğlenceli bir karakter yapısına sahip bir çocuk olarak dünyaya gelen Gülseren'in hikayesi anlatılmakta. Film aslında günümüzde Gülseren karakterinin anlatımıyla b...

YENİ İNSANLAR TANIMAK MI YOKSA HAYATINDA OLAN İNSANLAR YETERLİ Mİ? KİŞİSEL GÖRÜŞ!

 Herkese merhaba. Öncelikle nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Beni soracak olursanız ki sormazsınız muhtemelen pek iyi değilim. 😄 Neyse fazla giriş faslında kalmadan asıl içeriğe giriş yapalım. O gün iki arkadaşımla birlikte yukarıda okumuş olduğunuz başlık hakkında konuşuyorduk. İşte yeni insanlar tanımak lazım mı ya da hayatımızda bize yeteri kadar olanlarla devam mı edelim? Aslında yeten insanlarla devam ediyoruz diye karşımıza çıkan her yeni insanı tanımayacağız diye bir şey yok tabi ama o kısmı anlayan anladı. Anlatırsam çok uzun anlatırım o yüzden ne ben yazarken yorulayım ne siz okurken yorulun. Yeni İnsanlar Hayatımıza Almak  Yeni insanları tanımak aslında güzel bir duygu. Bundan bir 3 sene önce falan bu görüşün çok arkasındaydım ha hoş hala arkasındayım fakat bir görüş değişikliği yaparak farklı bir görüş benimsedim kendi kendime ama bu ötekini yanlış bulduğum anlamına gelmiyor gerçi bir insana bir şeylerin kararını aldıran illa bazı olaylar ya da kişiler oluyor ki ben...

Bu Blogdaki Popüler Yayınlar

MEYVELERİN KARAKTERLERE YANSIMASI, HANGİ MEYVE HANGİ KİŞİLİK ÖZELLİĞİNİ YANSITIR ? 🍒🍌🍉🍇

Herkese merhaba, çok eğlenceli ve tamamen kendimin bulduğu güzel bir içerikle karşınızdayım. Bugünkü yazımda sizlere bazı  meyvelerin hangi karakter ve kişilik özelliğini yansıttığını ve psikolojinizi nasıl anlattığını kendi düşüncelerim dahilinde anlatmaya çalışacağım. Umarım yazıyı keyifle okursunuz. Çünkü ben yazarken çok keyif aldım:) Hadi hazırsanız başlayalım. Bu arada bunlar benim tamamen kendi fikirlerim onuda belirtmek isterim. Ve bu fikirlere çevremdeki bu meyveyi seven insanları gözlemleyerek oluşturduğum fikirler olmakla birlikte bendeki izlenimleri aktardım notunu düşeyim. 1. ÇİLEK 🍓 Çilek severler bence çok sıcakkanlı ve samimi insanlardır. Daima insanları kırmazlar ve güler yüzlü davranırlar. Kolay kolay reddetmeyi sevmezler. Tatlı bir üsluba sahiptirler.Sohbetleri insanları alıp götürür. Ve kolay bir şekilde kendilerini sevdirirler. Biraz dağınık olabilirler. Ayrıca aşık olmayı çok severler. 2. MUZ 🍌 Muz severlerin kişilik ve karakter özellikleri...

ÜNİVERSİTE TERCİHLERİ DOĞRU BİR ŞEKİLDE NASIL YAPILIR ? DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR NELERDİR ?

Herkese merhaba, blog sayfama hoş geldiniz. :) Güzel bir konuyla geldim. Aslında bu konu herkesi ilgilendirmesede zamanında hepimizi çok ilgilendirdi ve hala ilgilenenler ve ilgilenecek olanlarımız var. Ben bu yazıyı tercih döneminden haftalar önce yazıyorum ama yayınlanma olarak tercih dönemine denk getirmeye çalışacağım. O zaman hemen gelelim asıl konuya. Biliyorsunuz ki çok uzun sürelerce çalıştınız ve üniversite sınavına girdiniz. Aslında sizin için bitmiş gibi görünse de sonuç açıklanma evresi ve tercih evresi gibi insanın içini kemiren süreçler daha var. Ben en keyifli görünen ama bir o kadar da insanı terleten kısımdan bahsedeceğim yani tercih dönemi. Şimdi tercih nasıl yapılır ? daha doğrusu doğru tercih nasıl yapılır ? Nelere dikkat edilir ? elimden geldiğince geçen sene kendi yaşadığım deneyimler ve öğrendiklerim dahilinde kısaca bahsedeceğim. Üniversite& Bölüm Tercihi TERCİH DÖNEMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİLEN HUSUSLAR 1. SIRALAMAYI BAZ ALMALISINIZ ! İlk olarak yapmanız ...

YAKIN ARKADAŞTAN SEVGİLİ OLUR MU ?

 Herkese merhaba. Yeni bir blog yazısına hepiniz hoş geldiniz. Bugünkü konuyu çok yakın ve çok sevdiğim bir arkadaşım ona selam olsun :) az önce konuşurken farkında olmadan yazı konusu söyledi. Yani bu konuyu yazıp yazmamak arasında çok ikilemde kaldım ama neden yazmayayım ki bence hepimizin merak ettiği, fikir sahibi olduğu ve nasıl olur böyle bir şey ya diye düşündüğü bir konu olmuştur. O zaman bende kendi fikirlerimi beyan ederek yazıya giriş yapıyorum. :) ( Bu yazıyı neredeyse 3 ay önce yani 20 Eylülde yazmak için konuyu taslağa alıp bırakmışım ve yazmak mı? Hak getire. Taslaklarımı kontrol ederken bu konuyu gördüm ve bence artık devam edip yayınlamalıyım dedim). Yakın Arkadaş En yakın arkadaştan sevgili olur mu ? diye düşünüyoruz şimdi. Belki içinizden ne kadar iğrenç olur mu öyle şey ya ya da neden olmasın ki ne var bunda abartılıyor bu kadar diyenleriniz vardır.  Ben aslında şöyle ki her iki fikre katılıyorum ama şu şekilde katılıyorum. Daha detaylı düşünürsem insanları...

ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ BOZULDUĞUNDA SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE NASIL GERİ DÜZELİR ? 👫

Herkese merhaba 😊 Arkadaşlık bağı  Bugün hepimizin ya da genelimizin ortak durumu olan arkadaşlık konusuna değinmek istedim. Biliyorsunuz ki arkadaşlar herkes için vazgeçilemez bir durumdur. İnsanlar daima çevrelerinde, sosyal yaşantılarında, kültürel ortamlarda ya da yaşadığı her ortamda birbirleriyle iletişim kurma gereği duymaktadırlar. Çünkü insanlar birbirleriyle daima ilişki içerisinde olarak yaşamlarını devam ettirme gereği duyarlar. Bu da hayatın bir kanunu ve insanların bir ihtiyacıdır. Tabi her şey oldu farz edelim, arkadaş veya arkadaşlarımızı bulduk ve bir şekilde ortamımızı oluşturduk. Şimdi en merak edilen uzun sürecek ve sabırla birlikte her duygunun harmanlanacağı kısma gelelim. Arkadaşlık, dostluk bu dünyadaki en güzel şeylerden biridir. Kimi zaman arkadaş olarak başladığın yola artık dost ve en üst duyguyu yani güveni kazandığında kardeşlik duygusunu kazanmış ve birbirinize o şekilde davranmaya başlamışsınızdır. Aile olmuş ve her daim yediğiniz, içtiğin...

İKİ SEÇENEKTEN BİRİNİ SEÇMEK ZORUNDASINIZ ZORLAYICI VE ARADA KALACAĞINIZ SORULAR!

 Herkese merhaba. Blog sayfama hoş geldiniz. Bugün mini bir test ama yine farklı bir testle birlikteyiz. Eğlence  kategorisine eğlenceli bir test ekleyelim dedim. Bugünkü testimiz seçmesi zor olan iki seçenekli sorulardan oluşan bir test. Biliyorsunuz bu tür farklı konuları çok seviyorum. Şimdi sizlere birbirinden zor iki şıklar vereceğim ve siz bu şıklardan birini seçmek zorundasınız seçmeme ya da boş geçme şansınız yok. Bu sorular karşısında verilen seçeneklerden birisine zorunlu olarak sahip olma durumunuz olsa hangisini seçersiniz hem çözmüş hem de eğlenmiş olacağız. Sorular saçma gelebilir çünkü bu tür sorularda ya da konularda mantık pek aranmiyor takdir edersiniz ki amacımız eğlenmek ve biraz ölçüp tartarak öznel, şahsı cevaplar vermek. İyi eğlenceler. Hazırsanız çözmeye başlayalım. Bu arada kendinize bir süre tutun bakalım bu 10 zorlayıcı soruyu kaç dakikada çözeceksiniz. 1. En yakın arkadaşınız mı  yoksa eşiniz, sevgiliniz mi? A) Yakın arkadaşım     ...