Son zamanların ortalığı kasıp kavuran dizisi HEATED RIVALRY dizisini izlemeyen izlemese de duymayan duymasa da görmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum kaldıysa da ekran süresi düşüktür herhalde :) İzlediğim en güzel Bl dramalarından biri oldu hatta ilk üçe girer benim için. Dizinin konusuna kısaca değinecek olursam birbirine delice rakip ve sevmeyen - öyle zannedilen- :) iki buz hokeyi oyuncumuzun aralarında yaşanan sıcak temaslar -baya sıcak ama- ve rekabete değiniyor:) Dizinin neden bu kadar çok viral olup sevildiğine dair ise birçok kişinin açıklamaları var buna oyuncuları da dahil. Bense bunun en büyük etkeninin dizinin bu kadar basit ama tüm çıplaklığı ve gerçekliğiyle seyircinin önünde yaşanmasına bağlıyorum. Diziye birçok kişi erkek karakterler arasında yaşanan bir ilişki olarak bakmıyorlar aslında çünkü bu doğası gereği anormal bir şey olarak görülmüyor en azından dünyada:) yani her izleyenin kendinden bir parça bulduğu, imkansızlığı, kavuşulabilen veya kavuşulamayan ya da o...
Düşünüyorum da neden bazen bizler bir girdabın içinde sürekli dolanıp duruyoruz. Neden bizlere iyi gelmeyen şeylerle yaşamaya diretiyoruz kendimizi. Kazancımız ne belki de bunca kayıp varken... Batmak üzere veya batan bir gemideyiz. Gemi suların sığlarına doğru gidiyor ama sırf o gemide yaşadık, anılarımız var ve emek verdik diye gemiyi bırakamıyoruz. Oysa ki gemi battı ve sen içinde batanla birlikte onu bırakman gerektiğinin farkında olarak ayrılmıyorsun ondan. Evet konunun gemiyle ve batmasıyla bir alakası yok. Konu sensin konu benim. Konu bizim vazgeçmediklerimiz, alışkanlıklarımız, kendimizi belki de hiçe sayarak önümüze koyduklarımız ve kaybolduklarımız. Kendimden yola çıkarakta bu yazıda kısaca buna değinmek istiyorum. Çok seviyorum, çok değer veriyorum ve evet çok EMEK verdim. ama sonuç bana iyi gelmiyor ve başka bir sonuç bırakamıyorum. Farkında mısın iki türlüsü de sadece bana zarar veriyor. Acı olan da bu farkında olmak. Bazen farkında olmak olan şeyden daha ...